Enjeksiyonlar
 

Belirli ilaçları ağız yoluyla kullanmak yerine doğrudan sorunlu bölgeye uygulamak amacıyla yapılan bir tedavi yöntemidir. Başta hareket sistemi hastalıkları ve romatizmal hastalıklar olmak üzere pek çok ağrılı sendromun tedavisinde kullanılmaktadır. Günümüzde bölgesel olarak enjeksiyon yoluyla kullanılan ilaçların en önemlileri:

Lokal Anestezikler

 

Bu iki ilaç türünden en çok tartışılanı kortizonlu ilaçlardır.

Kortizonlu ilaçlar tek başına veya lokal anesteziklerle birlikte çok çeşitli ağrılı durumları tedavi amacıyla kullanılabilirler. Örneğin el ve ayaktaki ağrılı sendromlar, fibromiyalji, donuk omuz gibi hareket kısıtlılığı ile birlikte olan durumlar, tendinit, karpal tünel sendromu, bel ve boyundaki disk hernileri, kas spazmları, fibromiyalji ve bazı eklem rahatsızlıklarında kortizonlu ilaçlardan yararlanmak mümkündür. Romatizmal hastalıkların akut dönemlerinde eklem içine de kortizon enjeksiyonları yapılabilir. Eklem içine veya eklem çevresine yapılan kortizon enjeksiyonları çok etkili bir tedavi yöntemi olup, diğer ilaçlarla ve fizik tedavi yöntemleriyle birlikte uygulanabilir.

Son yıllarda artrozlu eklemlere yapılan bir başka enjeksiyon yöntemi daha geliştirilmiştir. Bilindiği gibi artroz yani eklem kireçlenmesi, kemiklerin arasındaki kıkırdağın aşınması sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Aşınma sonucu kıkırdak yüzeyi bozulmakta ve kıkırdağı besleyen eklem sıvısının miktarı azalmaktadır. Bu kayıpları telafi etmek amacıyla etken maddesi Hiyalüronik asit olan ilaçları enjeksiyon yoluyla eklem içine vermek ve kıkırdaktaki hasarı kısmen onarmak mümkündür.Birer haftalık aralıklarla üç kez art arda uygulanır ve 6 ayda bir tekrar edilebilir.

Bazen herhangi bir ilaç vermeden sadece aşırı artmış eklem sıvısını almak amacıyla da enjeksiyon yapılabilir. Eklem ponksiyonu adı verilen bu tedavi yönteminin amacı, travma veya romatizmal hastalıklar sonucunda artan eklem sıvısını boşaltıp eklemi rahatlatmak ve bu sıvı içinde biriken zararlı maddeleri ortamdan uzaklaştırmaktır. 

İlaçlı enjeksiyon yöntemlerinden başka ağrılı noktalara, herhangi bir ilaç vermeden yalnızca iğne batırılarak yapılan bir tedavi yöntemi daha vardır. “Kuru iğne tedavisi “ adı verilen bu yöntemde ağrılı bölgeye, ilaç vermeden iğneler batırılıp çıkarılır. Amaç o bölgedeki ağrılı sinir uçlarının hassasiyetini azaltmak ve ağrı iletimini engellemektir. Uzak Doğuda binlerce yıldır başarıyla uygulanan akupunktur tedavisine benzeyen bu tedavi yöntemi son yıllarda Batı ülkelerinde oldukça yaygınlık kazanmıştır. Başta fibromiyalji olmak üzere, bel ve boyun fıtıklarında, ağrılı kas spazmlarında, ağrılı eklem hastalıklarının tedavisinde etkili olan bir tedavi yöntemidir.

Buna benzer bir diğer tedavi şekli “Mezoterapi”dir. Küçük uçlu enjektörlerle az miktardaki lokal anestezik maddelerin vücuda belirli noktalardan enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi yöntemidir. Kullanılan ilacın miktarı çok az olduğundan ilaca bağlı yan etkiler görülmez. Uygulama sırasında steril koşullara dikkat edilmesi, iltihap şüphesi olan bölgelere ve açık yaraların yakınına yapılması gerekir.

Mezoterapi’ye benzer şekilde uygulanan, ancak lokal anestezikler yerine dekstroz solüsyonu kullanılarak yapılan bir diğer enjeksiyon tedavi yöntemi “Proloterapi” dir. Küçük uçlu enjektörlerle ağrılı bölge çevresine yapılan bu tedavi şeklinin de deneyimli hekimler tarafından uygulanması gerekir. En çok uygulandığı durumların başında kronik romatizmal hastalıklar, bel-boyun ağrıları, kas spazmları ve fibromiyalji gibi ağrılı rahatsızlıklar gelir.