Lenfödem Tedavisi

Günümüzde lenfödemi tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi yoktur. Fakat tamamen ortadan kaldırmasa da lenfödemi belirgin şekilde azaltarak kişinin günlük yaşam kalitesini artıran ve en çok kabul gören tedavi; kompleks boşaltıcı fizyoterapidir. Lenfödemli bölgenin protein bakımından yoğunlaşmadan tedavi olunmalıdır. Tedavi uygulandıktan ve lenfödemli bölgedeki ödem azaldıktan sonra hastanın sürekli dikkat etmesi gereken durumlar vardır. Bu tedaviyi bu konuda teorik ve pratik eğitim almış fizyoterapistler yapar. Bu tedavi sürecinde fizyoterapist ve doktor iletişim halinde olmalıdır. Çünkü lenfödem tedavi sürecinde enfeksiyon ve malignite belirtileri çok dikkat edilmesi gereken faktörlerdir.

Tedaviden önce hasta kapsamlı olarak değerlendirilir. Tedaviye engel teşkil edecek faktörler belirlenerek tedavi süreci planlanır.



Değerlendirmede dikkat edilecek hususlar:

  •  Hastada akut enfeksiyon durumu
  •  Kardiyak ödem
  •  Akut venöz yetmezlik
  •  Malignite belirtileri
  •  Yaşa bağlı gelişebilecek problemler (arterioskleroz vb)
  •  Ödem durumu, sertliği
  •  Cilt rengi
  •  Geçirmiş olduğu cerrahiler
  •  Kullandığı ilaçlar


Bu hususlarla ilgili herhangi bir problem görüldüğü taktirde mutlaka doktor ile görüşülüp sorun ortadan kalktıktan sonra tedaviye devam edilir.


Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapinin 4 Aşaması

  •  Hijyen ve topical ürünlerle cilt bakımı.
  •  Manual Lenf Drenajı, MLD: Manuel lenf drenajı, lenfatik yollar üzerinde boşaltım ve tekrar kompresyon yapan özel manuel hareketleri içerir. Bunu uygulayan fizyoterapistler bu konuda özel eğitim almışlardır.
  •  Kompresyon: MLD 'yi takiben kol ve bacaklara lenfödem tedavisi için özel üretilmiş bandajlarla kompresyon tedavisi uygulanır. Bu bandajların basınç ayarlaması çok önemlidir. Tedavi süresinin sonunda kol normal veya normale yakın bir duruma geldiğinde, hastaya kompresyon çorabı verilir (koruma fazı).
  •  Egzersiz: Hastada bandaj sarılı iken verilecek egzersizler kas eklem pompası dediğimiz yapıyı daha etkin hale getirerek lenf sıvısının daha hızlı drene olmasını sağlar. Hasta çok yorulmadan fizyoterapistinin verdiği uygun egzersizleri gün içerisinde belirli aralıklarla yapmalıdır.
     

Tedavi süreci ikiye ayrılır:

  1.  Boşaltma fazı: Boşaltma fazı sürecinde hastanın günlük düzenli tedaviye alınması şarttır. Manuel lenf drenajı ve kompresyon bandajı bu faz boyunca her gün yapılmalıdır.
     
  2.  Koruma fazı: Koruma fazında kişiye özel kompresyon çorapları yaptırılır ve kullanımı hakkında bilgi verilir. Hastaya dikkat etmesi gereken hususlar ve öneriler anlatılır. Bu süreç çok önemlidir.Çünkü boşaltılan lenf sıvısının tekrar dokuya dolmaması bakımından hasta çok dikkatli olmalıdır.
     

Tanı ve Belirtileri

Lenf sistemindeki bozukluğa bağlı olarak proteinden zengin sıvının dokuda birikmesi sonucu oluşan bir dizi patolojik durumun genel ifadesidir.

Lenf sıvısının 4 bileşeni vardır: protein, su, ölü hücreler ve toksinler ve bazı yağlar. Kanda bulunan protein miktarının yaklaşık yarısı ve kan akımından sızan 1-2 litre su,lenfatik sistem vasıtasıyla kan dolaşımına geri döndürülür. Lenfatik sistem bu sıvıyı yeniden kan dolaşımına taşıyamazsa sıvı dokularda birikir ve bu da şişkinliğe neden olur. Vücudun çeşitli bölgelerinde (örneğin kasıklarda ve koltuk altlarında), lenf sıvısının akım yolu üzerinde bulunan lenf bezleri bir filtre görevi yaparak lenf sıvısının kana karışmasından önce ölü hücreleri, kanser hücrelerini, bakterileri ve toksinleri süzer ve temizler.

Vücudumuzda axillar(koltuk altı) ve inguinal(kasık bölgesi) bölgelerinde bulunan lenf nodları lenf sisteminin ana öğelerindendir.Bu bölgelerde toplanan lenf sıvısı venöz sisteme aktarılarak kalbe yollanır.


İki çeşit lenfödem vardır:

  1.  Primer lenfödem: Doğuştan lenf sisteminde bozukluk vardır fakat travma,enfeksiyon,hamilelik,ergenlik gibi tetikleyici faktörler olana kadar vücudun diğer sağlam lenf damarları vücudun lenf yükünü taşır.
     
  2.  Seconder lenfödem: Doğuşta herhangi bir lenf problemi yoktur.En sık görüldüğü durumlar kansere bağlı cerrahiler sonucu beraberinde çıkarılan lenf nodülleri ve radyoterapi uygulamalarıdır.
     

Lenfödem oluşma nedenleri arasında şunlar vardır:

  •  Cerrahi müdahale, lenf düğümlerinin veya lenf damarlarının alınması ya da kesilmesi durumunda lenfödeme neden olabilir. Örneğin, meme kanseri ameliyatı. Kanserin yayılıp yayılmadığını anlamak için koltuk altındaki bir veya 2 tane lenf düğümünün alınıp bunlarda kanser yoksa diğer nodüller alınmaz (Sentinel-bekçi-nodül biyopsisi ile nodül negatif kadınlar belirlenir.Böylece lenfödem olasılığı azaltılır.
     
  •  Kansere yönelik radyasyon tedavisi lenf düğümlerinin veya lenf damarlarının yaralanmasına ve iltihaplanmasına neden olarak, lenfin akışını kısıtlayabilir.
     
  •  Kanser hücreleri, lenf damarlarını tıkamaları halinde lenfödeme sebebiyet verebilir. Örneğin, lenf düğümünün veya lenf damarının yakınlarında büyüyen bir tümör, lenf sıvısının akışını engelleyecek kadar büyük bir hale gelebilir.
     
  •  Enfeksiyon, lenf damarlarının ve lenf düğümlerinin içine nüfuz ederek, lenf sıvısının akışını sınırlayabilir ve lenfödeme sebebiyet verebilir. Parazitler de lenf damarlarının tıkanmasına neden olabilir. Enfeksiyon ile bağlantılı lenfödem en çok dünyanın tropik ve alt-tropik bölgelerinde yaygın olarak görülür, az gelişmiş ülkelerde görülme olasılığı daha yüksektir.
     
  •  Lenf düğümlerine ve lenf damarlarına hasar veren yaralanmalar da lenfödeme neden olabilir.


Sekonder olarak gelişen Lenfödem onkolojik cerrahinin bir komplikasyonu olarak açığa çıkar ve travmadan ya da operasyondan sonra hemen oluşmayabilir; bazen aylar, yıllar sonra ortaya çıkabilir. Cerrahi olarak ne kadar fazla lenf nodülü çıkartılırsa, lenfödem oluşma riski o kadar artmaktadır. Lenf nodülü diseksiyonuna bir de radyoterapi eklenirse, lenfödem oluşma riski daha da artar. Bu yüzden günümüzde yapılan cerrahinin tipi de etkileyen faktörlerdendir. En sıklıkla meme kanseri sonrası mastektomi ve diğer jinekolojik kanserlerin tedavisi ve cerrahi sonrası uygulamalara bağlı gelişir.


Lenf sisteminin yetmezliği şu nedenlere bağlıdır:

  •  Lenf sisteminin taşımakla sorumlu olduğu yük, lenf sisteminin taşıma kapasitesinden fazladır.
  •  Lenf sisteminin taşımakla sorumlu olduğu yük normaldir, fakat lenf sıvısının taşıma kapasitesi azalmıştır (Mastektomi sonrası axillar lenf nodlarının çıkarılması)
  •  Lenf sisteminin taşımakla sorumlu olduğu yük artar,lenf sisteminin taşıma kapasitesi azalır.
     

Lenfödem Klinik Evreleri:

  •  Evre I (hafif): Doku "gode bırakma" evresindedir; yani kola parmakla basıldığında basılan nokta hafifçe çukurlaşır ve bu çukurluk bir süre devam eder. Genellikle bu evredeki kişiler sabah uyandıklarında lenfödemli extremite(bölge) normal veya normale yakındır. Günün ilerleyen saatlerinde ödemde artma olur.
     
  •  Evre II (orta): Dokular artık süngerimsi bir yapı kazanmışlardır ve parmakla basıldığında basılan nokta hafifçe çukurlaşır, fakat parmak kaldırıldığında tekrar düzelir.
     
  • Evre III (şiddetli):Doku gode bırakmaz,çünkü ödem protein bakımından yoğundur.Lenfödemli doku fibrötize olmuştur.Tedaviden yanıt alma süresi gecikir.
     
  • Evre IV (elefantiasis): Doku artık palpe edilemeyecek derecede serttir.Doku bütünlüğü kaybolmuştur.Ekstremitelerde fonksiyon kaybı (kulanamama) görülebilir.Dokuda dolaşımın ciddi derecede zarar görmesine bağlı yaralar oluşabilir.Özellikle malleoller(kemik çıkıntılarının) etrafında açılan yaralar özel yara bakımı gerektirmektedir.Kompleks boşaltıcı fizyoterapiden yanıt alınamaz.
     

Kolunuzda Lenfödem Riskiniz Yada Lenfödeminiz Varsa Yapmanız Ve Yapmamanız Gerekenler..

  •  Lenfödemli kolunuzu mükemmel bir şekilde temizleyin. Cildi kuruttuğundan sabun önerilmez, nemlendirici vücut temizleyiciler daha uygundur. Cildi nazikçe, fakat tamamen kurulayın (zor yerler de saç kurutma makinesi kullanabilirsiniz). İç çamaşırları ve kompresyon giysilerininizi düzenli yıkamaya özen gösterin (kompresyon giysilerini üretici firmanın talimatlarına göre yıkayın).
     
  •  Herhangi bir travmadan (darbeler, kesikler, güneş yanığı, böcek ısırığı) kaçının. Tırnaklarınızı keserken dikkatli olun, tırnak etlerini kesmeyin veya sert bir şekilde geri itmeyin (bu tırnak etlerinin zedelenmesine ve bakterilerin buradan kolayca girerek enfeksiyon oluşturmasına yol açabilir). Antiseptik solusyona batırılmış pamuk çubukla dikkatlice ve nazikçe geriye doğru itin. Dikiş dikiyorsanız, yüksük giyin. Eğer bahçe işleri ile ilgileniyorsanız eldiven ve uzun kolluklar giyin. Çalılık arazide yürüyorsanız bot ve koruyucu giysi giyin. Nasırları asla kesmeyin % 10′luk üre (üredermlypo veya hypo) kullanın.
     
  •  Ekstremitenin güneş yanığına asla izin vermeyin. Yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanın. Birçok kompresyon giysisiyle bile güneş yanığı oluşabilir, koruyucu değildirler (özellikle sentetik olanları).
     
  •  Sıcak havalarda ekstremitenizi soğuk tutun. Sıcak suyla yıkanmaktan kaçının. Eğer arabayla uzun süre seyahat edecekseniz, ekstremiteniz güneşte kalıyorsa, beyaz bir örtü ile örtün ve uzun süre oturarak seyahat edecekseniz ayak veya el parmaklarınızı açıp kapatın.
     
  •  Riskli kolunuzla ağır yükler taşımayın örneğin bavul veya ağır alışveriş torbası, ağır kol veya omuz çantası kullanmayın.
     
  •  Herhangi bir kızarıklık (enfeksiyon) bir an önce tedavi edilmelidir (çantanızda mutlaka antibiyotik saklayın). Tüm enfeksiyonlar antibiyotiğe gerek duyar. Bazı hastalar bunlara sürekli bir şekilde ihtiyaç duyabilirler. Bununla birlikte yer yer kırmızılık ve sıcaklıklık sıklıkla meydana gelebilir, fakat 3 gün içinde kaybolursa antibiyotiğe ihtiyaç olmayabilir.
     
  •  "Mantara dikkat!" Sıklıkla ciltte hafif kızarıklıklar ve dökülme şeklindedir. Enflame alana olduğu kadar ayakkabı veya eldiven içine de antifungal pudra kullanabilirsiniz. Kauçuk eldivenleri sık değiştirin. Meme altındaki kızarıklıklar veya kasıktaki kızarıklıklar mantar olabilir. Bazı durumlarda birkaç ay ağızdan mantar ilacı kullanmak gerekebilir.
     
  •  Cildin esnekliğini ve nemini korumak oldukça önemlidir.
     
  •  Ödemli veya riskli kolunuzdan tansiyon bakılması, kan alınması ve enjeksiyon yapılması için kesinlikle izin vermeyin! Diğer kol veya bacak kullanılabilir.
     
  •  İstenmeyen tüylerin alınmasında elektrikli traş makinesi kullanın. Traş bıçağının temizliğine özen gösterin.
     
  •  Uçakla seyahat edecekseniz, iyi bir önlem olarak kompresyon giysisi kullanılabilir. Eğer ödem varsa giysi üzerine ek basınç bandajı gerekebilir. Eğer gerekirse bandajlar el, ayak veya parmakları için de kullanılabilir.
     
  •  Giysilerinizi çıkardığınız zaman herhangibir kızarıklık ve baskı olmamalıdır. Sizin yaptığınız bu iz lenfatik drenajın kısmen durduğunu gösterir.
     
  •  Kollar: Sütyenler, göğüs kafesinin çevresinde ve omuzlar üzerinde sıkı olmamalıdır. Birinin iyi desteklenmesi diğer memenizi biçimlendirerek ödemin önlenmesine yardımcı olur. Geniş omuz askısı önerilir ve eğer ihtiyaç varsa askının ve göğüs bandının altına biraz pamuk pet önerilir. Sıkı mücevher damarları sıkıştıracağından giyilmemelidir.
     
  •  Bacaklar: Çamaşırlar ve pantolonlar bel ve uylukların çevresinde gevşek olmalıdır. Sıkı kemer tavsiye edilmez.
     
  •  İstirahat esnasında veya uyurken riskli kolun üzerine yatmayın.
     
  •  Normal dengeli diyet en iyisidir. Lenfödem yüksek proteinli bir ödemdir, ancak az proteinli diyet, yardımcı olmaz. Aksine yumuşak dokuyu zayıflattığından ödem daha kötüye gidebilir. Diyet kısıtlamaları ödemi azaltmaz, ancak aşırı kilo var ise önerilebilir. Düşük tuzlu diyet veya diüretik verilmesi (başka bir hastalık nedeniyle gerekmedikçe) son derece yanlıştır. Lenfödem geçici olarak azalabilir, ancak sürekli iyilik sağlamaz.
     
  •  Yine bazı hastalara alkol ve sigara içmemeleri tavsiye edilir. Ödemi kötüleştirdiği söylenir. Bu tamamen yanlıştır! Nikotin ve kafein gerçekte lenfatik pompalamayı daha iyi yapar. Çok fazla alkol alımı obezite ve lenfatik yükü hafifçe artırır ancak lenfödemi arttırdığına dair kanıt yoktur. Gerçekte aşırı alkol tüketiminin olumsuz sonuçları içinde, lenfödemin kötüleşmesi yoktur.
     
  •  Eğer aşırı, ciddi psikolojik stress altında iseniz omuzlarınızı, sırtınızı ve boynunuzu gevşetmeye çalışın. Omurganızı uzatın ve düz durun. Bu alanlardaki sürekli gerilim lenfödemi kötüleştirebilir veya risk varsa ödem oluşumunu tetikleyebilir. Üst gövdedeki tansiyon alt ekstremitede "denge" gerilimine neden olur. Böylece bacaklarda lenfödem gelişme riski ortaya çıkabilir.
     
  •  Extermitede zaten ödem varsa yukarıdaki noktalara mutlaka uyulmalı, ek olarak: Yaşam şeklinizi modifiye etmeye ihtiyaçınız olabilir, ancak bu hastalığın mağduriyeti altına girmenizi gerektirmez. Sadece durumunuzun gerçekleri bakımından dikkatli ve daha duyarlı olmaya ihtiyacınız vardır. Bisiklet, aerobik, ağırlık kaldırma gibi bazı sporlar ekstremitelere yük bindirir, yüzme ve dalma ise faydalıdır.
     
  •  Şunu bilmelisiniz ki yetersiz lenf sisteminiz nedeniyle şişen ekstremiteniz, tedavi ile normal veya normale yakın hale geldikten sonra detayları unutan, bakımına dikkat etmeyenleri, değişik sorunlar beklemektedir.
     
  •  Kompresyon giysileri gece dahil, tüm gün giyilmelidir. Eğer ekstremite geceleri kendiliğinden küçülüyorsa, geceleri kompresyon giysisi giyilmeyebilir (fakat tedavi küründen sonraki ilk 6 ay mutlaka giyilmelidir).
     
  •  Eğer özel günler için dışarı çıkıyorsanız, sadece bu zaman için giysinizi giymeyebilirsiniz. Ancak birkaç gün önceden evde deneyin. Aynı süre içinde, öncesinde ve sonrasında ekstremitenin durumunu değerlendirin. Eğer ölçümler artarsa veya ekstremite ağrırsa, risk almayın. Bununla birlikte,bunu tedavinizin üzerinden birkaç ay geçmeden yapmayın, çünkü dokularınız yeterince güçlenmemiş olacaktır ve kolayca tekrar açılabilir.
     
  •  Kol: Eğer giysiniz, parmaklar ve ellerinizi örtmüyorsa derhal doktorunuza, terapisttinize görünün.
     
  •  Ekstremitenizi en az ayda bir kez ölçün veya birine ölçtürün. Eğer anlamlı bir değişiklik varsa (artma veya azalma yönünde) terapistinize haber verin. Yardıma veya yeni bir giysiye ihtiyacınız olabilir.
     
  •  Kompresyon giysinizi üreticinin önerileri doğrultusunda değiştirin. Gevşeme hissederseniz veya kolayca giyerseniz ya ekstremite küçülmüştür yada giysiniz esnemiştir. Kompresyon giysisi el bileği, dirsek veya altında bantla bitmemelidir. Her hangi bir noktada kızarma, acıma olmamalıdır, eğer böyle bir durum oluşursa terapistinizden yardım isteyin. Üreticinin talimatlarına göre düzenli yıkayın.
     
  •  Egzersiz yapın, fakat fazla yorulmayın. Eğer riskli bir ekstremiteniz var ve normalde kompresyon giysisi giymiyorsanız bile tüm gün boyunca kolunuzu zorlayacak, kullanacak veya egzersiz yapacaksanız bandaj veya kompresyon giysisi kullanın. Egzersizler, terapistiniz tarafından ihtiyacınıza göre düzenlenebilir veya eklenebilir.

 

Lenfödem ve Beslenme..

Bilinen Yanlış Beslenme:

  •  Lenfödemli kişiler özellikle ne yemeli, hangi besin türlerinden uzak durmalı konusunda toplumda birçok yanlış inanış vardır. Özellikle lenfödeme özgü, ödemi indirecek herhangi bir beslenme programının olmadığını söylemek gerekir.
     
  •  Lenfödem, bilindiği gibi doku arasında proteinden zengin sıvının birikmesidir. Bu bilgiden yola çıkan birçok hasta hiçbir şekilde PROTEİN almamaları ve daha az su tüketmeleri gerektiğini ilişkin yanlış bir inanış vardır.
     
  •  PROTEİN; proteini ne kadar az alırsam lenf sıvısındaki protein miktarı az olur düşüncesi son derece YANLIŞTIR.Tam aksine günlük protein alımının kısıtlanması ödemi kontrol atlına almaz, aksine ödemi daha çok arttırır. Çünkü vücut gerekli olan protein ihtiyacını kas ve dokulardan almaya başlar. Bunun sonucunda konnektif doku zayıflar ve ödem daha çok artar. Ayrıca Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapideki egzersizlerin ödemi boşaltma üzerine etkisi azalır.
     
  •  SU; yeterli su alımı vücuttaki sıvı oranını dengede tutar ve atık maddelerin vücuttan aılmasını sağlar. Günlük ihtiyacımızdan daha az su tüketirsek proteinden zengin ödem, vücudun diğer bölümlerinden daha çok sıvıyı bulunduğu yere çekmeye çalışacak bu da ödemde artışa neden olur.


***Ayrıca bu tarz diyetler İmmün sistemini zayıflatır. Bağışıklık sisteminin zayıflaması lenfödemde özellikle dikkat etmemiz gereken enfeksiyona karşı hassasiyeti arttırır.

TÜM KRONİK HASTALIKLARDA OLDUĞU GİBİ LENFÖDEMDE DE BİLİNÇSİZ BESLENME PLANLARI YAPMAMALIYIZ...


Dikkat Etmeniz Gerekenler:

  •  SODYUM: Hücre dışı sıvıda bulunan sodyum, besinlerin hücrelere aşınmasında oldukça önemlidir. fakat fazla sodyum tüketimi sıvı tutarak genel ödeme neden olur. günlük diyetimizde tuza dikkat etmeliyiz.
  •  KAFEİN-ALKOL: Doğal diüretik (idrar söktürücü) olan maddeler, böbreklerde daha çok idrar oluşmasını uyararak vücuttaki sıvı miktarının azalmasına neden olur. bu yüzden lenfödem hasaları Kafein içeren maddeleri ( çay,kahve, çikolata, asitli içecekler) ve alkolü daha az tüketmelidir.
  •  Ayrıca kilo kontrolü çok önemlidir. Aşırı yağlı yiyecekler ve yüksek kalorili besinler kısıtlanmalıdır.

 

Önemli Besinler:

Günlük alınması gereken besinlere dikkat etmekle birlikte Lenfödemli hastalar özellikle;

  •  Vitamin B: komlex vitaminler,
  •  Vitamin C: kollajen yapımı için,
  •  Vitamin A: hücre gelişimini arttırmak için, ---ÇİNKO: yaraların iyileşmesi için, dikkatle almaları gereken vitaminlerdir.
  •  Günlük yeterli protein ve vitaminler (1.25-2 gr/kg), yeterli kalori miktarı (30-35 gr/kg), yeterli su tüketimi(30 ml/kg) ile yapılan sağlıklı beslenme planı ideal kilo kontrolünün yanı sıra vücudun immün sistemini korur bu da enfeksiyonları önlemede ve tedavi etmede yardımcı olur...
     

Lenfödem Ve Cerrahi Yaklaşımlar

  •  Birçok cerrahi teknik lenfödem tedavisinde denenmiş isede hiç biri kalıcı lenfödemi tedavi etmede başarılı olamamıştır, Çoğu cerrahi yöntemi genellikle geniş kesiyle birlikte fazla deriyi deraltı dokuyu çıkarmayı amaçlar Ama bu durum lenfatik drenajı iyileştirmez.
     
  •  Eksizyonel cerrahi ve mikro cerrahi olmak üzere İki tip cerrahi yaklaşım mevcuttur.
     
  •  Çıkartıcı (eksizyonel) cerrahi: fazla doku uzaklaştırılarak yapılır. Burada genelde deri, derialti yağ dokusu çıkarılıp deri yaması konur.Fakat sonuçlar pek tatmin edici değildir. Chilvers ve Kinmonth yaptıkları cerrahide hastaların sadece %30'unda iyi sonuç almışlar. Takip döneminde hastaların %23'ünde büyük cilt nekrozu (cilt dokusunun ölmesi) ve bazı hastalarda cerrahiden 3-4 yıl sonra operasyondan önceki döneme göre daha fazla ödem gelişmiş.
     
  •  Fizyolojik cerrahide; Genellikle mikrocerrahi yöntemle yeni lenfatik akımı oluşturulmaya çalışılır. Bu, lenfatik kanalları onarmak veya lenfatik doku ile lenf kanalları arasında köprü yapmak ile mümkündür. Genelde lenfatiklerle lenfatikler arasında köprü, lenfatiklerle venöz damarlar(toplar damar) arasında köprü,, lenf nodülleriyle venöz damarlar arasında köprüler oluşturulmaya çalışılır.. Yapılan çalışmalarda lenfo-venöz köprünün uzun dönem sonuçları ise pek tatmin edici olmadığını göstermektedir.
     
  •  Son yıllarda derialtı dokunun azaltılması için liposuction teknikleri kullanılmaktadır. Liposuctionun, kompleks boşaltıcı fizyoterapi (KBF) ile birlikte uygulandığında ödem volümü üzerine mükemmel sonuçlar verdiği bildirilmiştir Mastektomi sonrası LÖ gelişen 28 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada Liposuction+KBF ile, ödemin %106 oranında azaldığı görülmüştür Liposuction KPF ile beraber uygulanmadığı taktirde volüm indirmede başarılı olmaz.
     
  •  Cerrahi yaklaşımların birçok komplikasyonu vardır. Bunlar; deriyle ilgili (kutanöz) lenfatiklerin zarar görmesi, cilt dokusunun ölmesi (nekrozu), yaralaşmalar (ülserasyon), fistül formasyonu, duyu kaybı, nakledilen derinin ölmesi (greft nekrozu), ülserasyon ve derinin dışarıya doğru kalınlaşması (ekzofitik keratoz) gibi. Bu yan etkiler lenfödemi dahada arttırır...
     

Lenfödemde Egzersizler

Lenfatik sıvının akış hızı, iskelet kasları tarafından sağlanan aralıklı dış basınca bağlıdır. Bu nedenle sıvı drenajına yardım etmek için, kas aktivitesi de gereklidir. Böylece venöz ve lenfatik pompa aktive edilmiş olur. Ritmik aktif egzersiz ve ekstremitelerin günlük yaşam aktivitelerinde kullanımı, kompresyon bandajı ve giysileri ile birlikte olmalıdır. Ağır objeleri kaldırmak gibi egzersizlerden kaçınılmalıdır. Çünkü bunlar, vasodilatasyon ve dolayısıyla lenf oluşumunu indükler. Eklem hareketinin korunması için normal eklem hareketleri gereklidir. Erken dönemde lenf ödemi önlemek veya en aza indirmek için;

  •  30º elevasyon
  •  Pompalayıcı egzersizler,
  •  Distalden proksimale aktif eklem hareketi,
  •  Elastik bandaj, basınç çorabı veya eldiven
  •  Mümkün olduğunca çabuk aktif normal eklem hareketine başlanmalıdır. ÖNCELİKLE, omuz ve bel çevresi kaslarına izometrik egzersizler verilmeli; manuel izotonik rezistans egzersizlerine DAHA SONRA başlanmalıdır. (verilen direnç hafif olmalıdır.)
  •  Egzersiz: Eklem ve kasların düzenli çalışmasını sağlayan her türlü egzersiz formu önemlidir. En etkili egzersiz su içinde yürüme ve yüzme aktiviteleridir. Yararlı olan aerobik egzersiz türlerinden diğerleri de bisiklet sürme ve yürümedir. Ancak bisiklet sürme sırasında kompresyon giyeceklerinin giyilmesi gerekir. Kadınların genital ödemine spesifik bir egzersiz türü ise pelvik döşeme egzersizleridir. Abdominal egzersizler ve diafragmatik solunumla birlikte, pelvik döşeme egzersizleri ödemin azaltılmasına yardımcı olur.