Acil Servis – 7/24 Acil Tıbbi Müdahale | Algomed Hastanesi Adana

Acil Servis Nedir?

Acil servis, hayatı tehdit eden ya da zamanında müdahale edilmediğinde kalıcı hasar bırakabilecek sağlık sorunlarının kesintisiz ve hızlı bir şekilde değerlendirildiği, tanı ve tedavi hizmetlerinin yedi gün yirmi dört saat boyunca sunulduğu hastanelerin en kritik birimlerinden biridir. Acil servis, yalnızca travma, kalp krizi, felç, solunum yetmezliği gibi ciddi durumlar için değil; aynı zamanda ani gelişen şiddetli ağrılar, yüksek ateş, kontrol edilemeyen bulantı ve kusma gibi akut tablolar için de başvurulan ilk sağlık kapısıdır. Doğru zamanda doğru acil müdahale, hayat kurtarır ve iyileşme sürecini doğrudan etkiler. Bu nedenle bir acil servisin donanımı, personel yapısı, işleyiş hızı ve hasta güvenliğine verdiği önem, sunulan sağlık hizmetinin kalitesini belirleyen en temel unsurlar arasında yer alır.

Acil Servis Hangi Bölümlerden Oluşur?

Acil servisler, hastanelerin diğer bölümlerinden farklı olarak kesintisiz çalışmak zorundadır. Burada zaman, çoğu zaman saniyelerle yarışır. Hastaların aciliyet derecesine göre önceliklendirilmesi işlemi olan triyaj, acil servis işleyişinin kalbinde yer alır. Triyaj hemşiresi ya da hekimi, başvuran her hastayı kısa sürede değerlendirir ve klinik durumun ciddiyetine göre kırmızı, sarı veya yeşil alan gibi uygun aciliyet kategorisine yönlendirir.

Kırmızı Alan (Resusitasyon Alanı)

Kırmızı alan, acil servisin en kritik ve en donanımlı bölümüdür. Bu alan, hayati tehlikesi bulunan, müdahale edilmediği takdirde dakikalar içinde kaybedilebilecek hastaların kabul edildiği yerdir. Kalp durması, solunum durması, ağır travma, bilinç kaybı, inme, yaygın yanık, anafilaktik şok ve kontrol edilemeyen büyük kanama gibi durumlar kırmızı alanda değerlendirilir. Burada hasta başına genellikle bir acil tıp hekimi, iki acil hemşiresi ve bir anestezi teknikeri ya da sağlık memurundan oluşan bir ekip görev yapar. Kırmızı alanda defibrilatör, ventilatör, monitörizasyon cihazları, acil ilaç arabası, ultrasonografi cihazı ve kan gazı cihazı gibi ileri yaşam desteği ekipmanlarının tamamı hazır bulundurulur. Bu alandaki hasta yoğunluğu asla birden fazla kritik vakanın aynı anda bakılamayacağı şekilde planlanmaz. Kırmızı alana giren hasta, ya yoğun bakıma ya da direkt ameliyathaneye sevk edilmek üzere stabilize edilir. Bu nedenle kırmızı alan, acil servisin en yoğun efor ve dikkat gerektiren bölümüdür.

Sarı Alan (Gözlem ve Müdahale Alanı)

Sarı alan, hayati tehlikesi bulunmayan ancak stabil olmayan, yani durumu aniden kötüleşme potansiyeli olan hastaların takip edildiği bölümdür. Bu alana genellikle orta dereceli travmalar, şüpheli apandisit gibi cerrahi patolojiler, kanama riski taşıyan gastrointestinal sistem sorunları, orta şiddette dehidratasyon, metabolik bozukluklar, stabil olmayan göğüs ağrıları ve ileri yaşlı hastalar gibi gruplar yönlendirilir. Sarı alanda hastalar sürekli monitörize edilmez, ancak belirli aralıklarla vital bulguları ölçülür ve klinik durumları yeniden değerlendirilir. Bu alan genellikle acil servis içinde en kalabalık olan bölümdür. Hastaların çoğu kan testleri, görüntüleme tetkikleri veya konsültasyon sürecini bekler. Sarı alanda asıl amaç, hastanın durumunun kötüleşip kötüleşmediğini gözlemek, gerektiğinde kırmızı alana almak, ya da iyileşme gösteriyorsa taburcu etmek veya yeşil alana geçirmektir. Acil servis organizasyonu içinde sarı alandaki hasta akışını yönetmek, en fazla deneyim gerektiren işlerden biridir.

Yeşil Alan (Ayaktan Acil Alanı)

Yeşil alan, aciliyet düzeyi en düşük hastalar için ayrılmıştır. Buraya başvuran hastaların hayati bulguları stabildir, bilinci açıktır ve genellikle ayakta tedavi edilebilecek basit sağlık sorunları vardır. Yeşil alana yönlendirilebilecek tipik durumlar arasında basit kesik ve sıyrıklar, üst solunum yolu enfeksiyonları, hafif derecede ishal, basit idrar yolu enfeksiyonu şüphesi, reçete yenileme ihtiyacı, basit alerjik reaksiyonlar ve birinci basamakta takip edilebilecek kronik hastalık alevlenmeleri sayılabilir. Yeşil alanda hasta yoğunluğu en yüksek olmasına rağmen, burada beklenen bekleme süresi diğer alanlara göre daha uzun olabilir. Çünkü kırmızı ve sarı alanlarda aciliyeti daha yüksek hastalar önceliklendirilir. Yeşil alandaki hastalar sırayla muayene edilir, gerekli tetkikler yapılır ve sonuçlara göre ya taburcu edilir ya da gerekirse sarı alana alınır. Yeşil alanın verimli yönetilmesi, gereksiz acil servis başvurularının filtrelenmesi ve hastaların aile hekimlerine yönlendirilmesi açısından önemlidir. Bazı acil servislerde yeşil alanı, pratisyen hekimler veya acil tıp asistanları yönetirken, daha büyük merkezlerde bu alan için ayrı bir acil tıp uzmanı görevlendirilebilir.

Beyaz Alan

Bazı acil servislerde kırmızı, sarı ve yeşil alanlara ek olarak beyaz alan adı verilen bir bölüm de bulunur. Beyaz alan, aciliyet düzeyi en düşük, aslında poliklinik şartlarında da rahatlıkla takip edilebilecek hastalar için ayrılmıştır. Bu alanda hasta bekleme süresi yeşil alana göre daha uzundur ve buraya başvuran hastalara öncelikle aile hekimliği sistemine yönelmeleri önerilir. Bunun dışında acil servislerde psikiyatrik aciller için güvenli ve izole edilmiş gözlem odaları, adli olguların muayene edildiği adli odalar, çocuk hastaların ailelerinden ayrılmadan değerlendirildiği pediatrik acil odaları ve enfeksiyon şüphesi olan hastaların diğer hastalardan izole edildiği izolasyon odaları gibi özel donanımlı alanlar da bulunur. Bu alanların her biri, acil servisin farklı hasta gruplarına adil ve güvenli hizmet verebilmesi için tasarlanmıştır.

Acil Servis Hangi Hastalıklara Bakar?

 Hayati Tehlike Oluşturan Hastalıklar
Hayati Tehlike Oluşturan Hastalıklar
Acil servis, hayati tehlike oluşturan ya da zamanında müdahale edilmediğinde kalıcı hasar bırakabilecek tüm akut sağlık sorunlarına hizmet veren bir birimdir. Kalp damar sistemi kaynaklı acil durumlar arasında göğüs ağrısı, kalp krizi, kalp ritim bozuklukları, kalp yetmezliğinin alevlenmesi ve hipertansiyon krizleri yer alır.
Solunum Sistemi Rahatsızlıkları
Solunum Sistemi Rahatsızlıkları
Solunum sistemi acilleri arasında nefes darlığı, astım krizi, kronik obstrüktif akciğer hastalığı alevlenmesi, zatürre (pnömoni), akciğer embolisi ve girişimsel olmayan solunum desteği gerektiren durumlar sayılabilir. Bu hastaların oksijen saturasyonu takip edilir, arter kan gazı ölçümü yapılır ve gerektiğinde noninvaziv mekanik ventilasyon cihazları kullanılır.
Çocuk Hastalıkları
Çocuk Hastalıkları
Pediatrik aciller ise çocuklarda görülen yüksek ateş, havale geçirme (febril konvülziyon), solunum sıkıntısı (krup, bronşiolit, astım), dehidratasyon (sıvı kaybı), kusma ve ishal, yabancı cisim yutma veya aspirasyonu, düşme sonucu yaralanmalar, alerjik reaksiyonlar ve yenidoğan sarılığı gibi durumlardan oluşur.
Acil servis ayrıca travma vakalarına da bakar. Trafik kazası, yüksekten düşme, kesici delici alet yaralanması, ateşli silah yaralanması, kırıklar, çıkıklar, burkulmalar, kafa travması ve iç organ yaralanmaları acil serviste değerlendirilir. Travma hastaları genellikle kırmızı alanda kabul edilir ve gerektiğinde beyin cerrahisi, ortopedi, genel cerrahi veya kalp damar cerrahisi ile konsülte edilir. Bunun yanı sıra enfeksiyon hastalıklarına bağlı acil durumlar; yüksek ateş, sepsis, menenjit, ciddi selülit, apse, idrar yolu enfeksiyonuna bağlı böbrek tutulumu gibi tablolar da acil servislerde yönetilir. Özellikle yaşlı hastalarda veya bağışıklığı baskılanmış bireylerde enfeksiyon hızla ilerleyebileceği için antibiyotik tedavisine acil serviste başlanması gerekebilir.

Ürolojik aciller arasında böbrek ağrısı (renal kolik), idrar yapamama (üretral tıkanıklık), akut böbrek yetmezliği, testis torsiyonu ve kanlı idrar sayılabilir. Kadın hastalıklarına bağlı acil durumlar ise dış gebelik, over kisti rüptürü, akut pelvik inflamatuar hastalık, kontrol edilemeyen vajinal kanama ve gebeliğe bağlı hipertansif durumlardır (preeklampsi, eklampsi). Bu gibi durumlarda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile hızlı konsültasyon şarttır. Psikiyatrik aciller de acil servislerin ilgi alanına girer. İntihar girişimi, akut psikoz, ajitasyon, şiddet davranışları, madde zehirlenmesi ve alkol yoksunluğuna bağlı deliryum (delirium tremens) gibi durumlarda hastaların güvenliğinin sağlanması, gerekirse yatırılarak takip edilmesi veya psikiyatri kliniğine devredilmesi gerekir.

Acil Servis Hakkında Sık Sorulan Sorular

Acil servise başvurmanız gereken durumlar genellikle hayati tehlike oluşturan ya da zamanında müdahale edilmediğinde kalıcı hasar bırakabilecek sağlık sorunlarıdır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani gelişen şiddetli baş ağrısı, tek taraflı kolda veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, bilinç kaybı, yüksek ateşe eşlik eden bilinç bulanıklığı, kontrol edilemeyen kanama, büyük travmalar, şiddetli karın ağrısı, intihar girişimi veya ciddi alerjik reaksiyonlar acil servise başvurmayı gerektirir. Bunun dışında basit soğuk algınlığı, hafif ishal, reçete yenileme gibi durumlar için öncelikle aile hekiminize veya polikliniklere başvurmanız daha uygundur. Acil servisler, gerçekten acil olan hastalara hızlı hizmet verebilmek için bu ayrımı yapmak zorundadır.
Acil servise başvuran her hasta, triyaj adı verilen bir ön değerlendirme sürecinden geçer. Triyaj hemşiresi veya hekimi, hastanın şikayetlerini, vital bulgularını (tansiyon, nabız, solunum sayısı, ateş, oksijen saturasyonu) ve genel durumunu kısa sürede değerlendirerek bir aciliyet kategorisi belirler. Bu kategoriler genellikle kırmızı, sarı ve yeşil olarak sıralanır. Kırmızı kategorideki hastalar hayati tehlikede olduğu için en öncelikli gruptur ve hiç bekletilmeden müdahale edilir. Sarı kategorideki hastalar stabil olmayan ancak hemen hayati tehlikesi bulunmayan hastalardır ve kırmızı alandan sonra onlara bakılır. Yeşil kategorideki hastalar ise ayaktan takip edilebilecek düşük aciliyetli hastalardır. Bu sistem sayesinde acil servis kaynakları en doğru şekilde kullanılır ve gerçekten acil olan hastaların bekleme süresi en aza indirilir. Yani acil servise kimin önce alınacağına başvuru sırası değil, tıbbi aciliyet düzeyi karar verir.
Acil servisler, hızlı tanı koyabilmek için gerekli laboratuvar ve görüntüleme cihazlarıyla donatılmıştır. Tam kan sayımı, biyokimya (karaciğer, böbrek fonksiyon testleri, elektrolitler), pıhtılaşma testleri, kalp enzimleri (troponin, CK-MB), kan gazı, idrar tahlili, gebelik testi ve bazı enfeksiyon belirteçleri (prokalsitonin, CRP) gibi laboratuvar testleri acil serviste istenebilir ve sonuçlar genellikle kısa sürede alınır. Görüntüleme açısından ise akciğer grafisi, batın grafisi, ekstremite grafileri gibi düz röntgenler, bilgisayarlı tomografi (baş, toraks, batın, vertebra vb.), ultrasonografi (karın, pelvis, kalp, damarlar) ve acil durumlarda manyetik rezonans görüntüleme yapılabilir. Hasta başı nokta bakım test cihazları sayesinde acil hekimleri kan şekeri, elektrolit, kan gazı ve pıhtılaşma gibi bazı testleri hasta başında dakikalar içinde değerlendirebilir. Tüm sonuçlar çıktıktan sonra hastanın durumuna göre taburculuk, yatış veya sevk işlemi yapılır.
Acil serviste bekleme süresi, hastanın triyaj kategorisine, acil servisin o anki hasta yoğunluğuna, tetkiklerin sonuçlanma süresine ve konsültasyon istenen branşların müsaitliğine bağlı olarak değişir. Kırmızı kategorideki bir hasta neredeyse hiç beklemezken, yeşil kategorideki bir hastanın bekleme süresi birkaç saati bulabilir. Acil servislerin yoğun olduğu kış aylarında (grip, zatürre gibi enfeksiyonların arttığı dönemler) ve hafta sonları bekleme süreleri uzayabilir. Gereksiz acil servis başvuruları, bekleme sürelerini artıran en önemli faktörlerden biridir. Ayrıca tomografi, MR gibi ileri görüntüleme tetkiklerine ihtiyaç duyulması, birden fazla branştan konsültasyon istenmesi veya yatış yapılacak serviste boş yer bulunamaması da bekleme süresini uzatır. Hastaların bekleme süresi boyunca acil servis personeli tarafından düzenli aralıklarla yeniden değerlendirildiğini ve durumunda kötüleşme olan hastaların öncelik sıralarının tekrar gözden geçirildiğini unutmamak gerekir.
Acil servisten taburcu edildiyseniz, bu genellikle hayati tehlikenizin bulunmadığı ve evde takip edilebileceğiniz anlamına gelir. Taburculuk sırasında size mutlaka bir hasta çıktı belgesi veya epikriz verilir. Bu belgede yapılan tetkiklerin sonuçları, konulan tanı, önerilen tedaviler, kullanmanız gereken ilaçlar ve hangi durumlarda tekrar acil servise başvurmanız gerektiği yazılıdır. İlaçlarınızı doktorunuzun önerdiği doz ve sürede kullanmanız çok önemlidir. Bazı durumlarda belirli bir süre sonra kontrol muayenesi önerilebilir; bu durumda size hangi polikliniğe ne zaman randevu almanız gerektiği söylenir. Taburcu olduktan sonra şikayetleriniz tekrarlar veya kötüleşirse, önerilen ilaçlara rağmen ateşiniz düşmez veya nefes darlığı, bilinç bulanıklığı gibi yeni belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden tekrar acil servise başvurmalısınız. Ayrıca taburcu olduktan sonra kendinizi iyi hissetseniz bile, yazılı olarak verilen talimatlara uymanız ve varsa kontrollerinizi aksatmamanız önerilir.
Mümkünse kimlik belgeniz (nüfus cüzdanı, ehliyet veya pasaport), varsa sağlık sigortası kartınız veya bağlı olduğunuz sosyal güvenlik kurumu belgesi, kullandığınız tüm düzenli ilaçların listesi ya da ilaç kutuları, alerjileriniz varsa bunların yazılı olduğu bir liste, daha önce geçirdiğiniz önemli hastalıklar ve ameliyatlarla ilgili bilgiler, varsa daha önceki acil servis veya poliklinik raporları ile çekilmiş görüntüleme tetkiklerinin CD veya raporları acil servise başvururken işinizi kolaylaştıracaktır. Bilinci kapalı veya yanında yakını olmayan hastalar için bu bilgiler hayat kurtarıcı olabilir. Ayrıca acil servise yanınızda bir yakınınızın gelmesi, özellikle bilgi paylaşımı ve tedavi onamı gibi konularda yardımcı olacaktır.
Bu web sitesi çerez kullanır
Hizmet kalitemizi artırmak adına internet sitemizde çerezler kullanmaktayız. Detaylı bilgi almak için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz
Daha Fazla Seçenek
Sadece Zorunlu Çerezler
Seçilenlere İzin Ver
Tümünü kabul et